create counter

Nebi Ve Resul Ne Demektir?

nebi-ve-resul

Nebi: Yüce Allah‘ın, kendisine bir şeriat vermediği, fakat insanlara, Allah‘ın, kendisine vahyettiğini tebliğ etmekle sorumlu tuttuğu kimseye denir.

Resul: Yüce Allah‘ın, kendisine bir şeriat verdiği ve insanlara, Allah‘ın, kendisine vahyettiğini tebliğ etmekle sorumlu tuttuğu kimseye denir.

Risalet: Peygamberlik mertebesinin en büyüğüne ve en yücesine denir. Çünkü (yaygın olan görüşe göre;) ”Her Resul Nebidir, fakat her Nebi Resul değildir.”

Nebilerin sayısına gelince; onların sayılan, -bazı rivayet­lerde belirtildiği üzere- 120.000‘in[1] üzerine çıkarılsa bile, sayıları, kesin olarak bilinmemektedir...

Resullerin sayısına gelince; onların sayıları, azdır...

Kur‘an-ı Kerim‘de geçen Peygamberlerin sayısı, 25 olup kendilerine ayrı ayrı iman edilmesi gerekmektedir. Bunların hepsi, Peygamber olup sıralanışları ise şu şekildedir:

”Adem, Nuh, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub, Davud, Süleyman, Eyyub, Yusuf, Musa, Harun, Zekeriyya, Yahya, İdris, Yunus, Hud, Şuayb, Salih, Lut, ilyas, Elyesa, Zülkifl, İsa, Hz. Muhammed (s.a.v) . Allah‘ın salât ve selamı, onların hepsinin üzerine olsun.

Onların Peygamberliklerini, kişiliklerini ve isimlerini tasdik etmeyi belirtir anlamda ‘onlara ayrı ayrı iman edilmesi‘ gerekmektedir. Çünkü onlar, Kur‘an-ı Kerim‘in çeşitli yerlerinde anılmaktadırlar...

Kur‘an-ı Kerim‘de ismi geçmeyen ve hadiste toplam sayıları belirtilen Peygamberlere gelince[2]; Yüce Kitap‘ta anılanların dışında kalanlara, sanki onlar, orada varmışçasına tasdik etmemiz anlamında ‘onlara, topluca iman edilmesinin vacip olduğu belirtilmektedir. Çünkü Yüce Allah, isimleri, Kur‘an‘da geçen veya geçmeyen Peygamberler hakkında şöyle buyurmaktadır:

”Öyle Peygamberler (gönderdik ki,) onların kıssalarını sana anlattık. Yine Öyle Peygamberler (yolladık ki,)onların kıssalarını sana haber vermedik. Allah, Musa‘ya da konuştu.[3]

Bu Peygamberlerden, Kur‘an-ı Kerim‘deki ayeti kerimelerin peş peşe getirilmesiyle 18 tanesi, bir arada anılmıştır. Geriye kalan 7 tanesi ise; Yüce Allah‘ın, Kitabının çeşitli ayetlerinde zikredilmiştir.

Az önce bahsi geçen ayeti kerimelere gelince; bunlar, Yüce Allah‘ın şu ayeti kerimeleridir:

”İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim‘e verdiğimiz delillerdi. Biz, kimi dilersek, onu, derece derece yükseltiriz. Şüphe yok ki, Rabb‘in; tam hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir... Biz,İbrahim‘e; İshak ile Yakub‘u ihsan ettik. Ve her birini hidayete erdirdik. Daha önce de Nuh‘u ve onun soyundan Davud ‘u, Süleyman‘ı, Eyyub‘u, Yusuf‘u, Musa‘yı ve Harun‘u hidayete kavuşturduk, Biz, iyi hareket edenleri, işte böyle mükafatlandırırız..

Zekeriyya‘ya, Yahya‘ya, İsa‘ya, İlyas‘a da (hidayet verdik). Onların hepsi, salihlerdendir. İsmail‘i, Elyesa‘yı, Yunusu, Lut‘u da (hidayete ilettik). Her birini, kendi zamanlarında yaşayan insanlara üstün kıldık. Onların babalarından, soylarından, kardeşlerinden kimini de (yine üstün imtiyazlara mazhar ettik). Onları, (insanlar arasından seçtik ve onları) bir yola ilettik... ”[4]

Geriye kalan Peygamberler ise, ezberlenmesini kolaylaştırmak maksadıyla bir şiirin şu iki beyitin de şu şekilde bir araya getirilmiştir:

”Bizim bu konuda Peygamberlerden bir kısmına dair delilimiz, (Kur‘an‘ın bir yerinde toplu halde) 18‘dir. Bu Peygamberlerden geriye kalanlar ise; İdris, Hud, Şuayb, Salih, Zülkifl, Adem, Hz. Muhammed (s.a.v) .”

Resullerin, risalet (elçilik) görevlerini, tebliğ etmekle emir olunduklarına dair delile gelince, -onlar, bu noktadaki konumları itibariyle Nebilerden farklı olup- o da, Yüce Allah‘ın şu ayeti kerimesidir:

”Allah‘tan aldıkları asaletleri, (insanlara) tebliğ edenler; O‘ndan korkarlar ve Allah‘tan başka hiçbir kimseden korkmazlar. Allah, hesap gören olarak yeter.‘[5]

Yüce Allah, Peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed (s.a.v) ‘e hitaben konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

”Ey Peygamber! Rabb ‘inden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yerine getirmezsen, risaletini (elçilik) görevini tebliğ etmiş olmazsın. Allah, seni, insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfir olan toplumları hidayete ulaştırmaz.[6]

Kaynak ve Açıklamalar

[1] İmam Ahmed, Ebu Zerr el-Gıfari‘den şöyle rivayet etmiştir:
”Ey Allah‘ın Resulü! Nebilerin ilki hangisidir?” diye sordum. O da:
”Adem‘dir” diye cevap verdi. (Ben:)
”Ey Allah‘ın Resulü! O, Nebi midir?” diye tekrar sordum. Oda:
”Evet. O, Allah ile konuşan bir Nebi‘dir” buyurdu. (Ben:)
”Ey Allah‘ın Resulü! Resullerin sayısı, ne kadardır?” diye tekrar sordum. O da:
”315 kişilik bir grup” buyurdu. Ebu Ümame‘nin, başka bir rivayetinde İse, Ebu Zerr:
”Ey Allah‘ın Resulü! Nebilerin sayısı, ne kadardır?‘” diye sordum. O da:
”120.000‘dir. Bunlardan 315 kişilik bir gurubu. Resuldür” buyurdu. (Müsned, 5/178, 266; Beyhaki, Sünen, 9/4; Heysemi, Mecmaul-Zevaid. 8/210).

[2] Kur‘an‘ı Kerim‘de, bu 25 Peygamberin dışında Peygamber olup olmadıkları tartışmalı olan 7 kişinin ismi daha geçmektedir. Bunların, 3 tanesinin ismi, açıktan geçmektedir. Bunlar: Hızır (Kehf: 18/65-82), Zülkarneyn (Kehf: 18/83-95), Lokman (Lokman: 31/12-19)dır. 4 tanesinin ismi ise açıktan değil de, dolaylı olarak bahsedilmektedir. Bunlar ise; Hızkil (Bakara: 2/243). Samuel (Bakara: 2/246), İrmiya ya da Uzeyr (Bakara: 2/259), Yuşa h. Nun (Kehf: 18/60-64) dur.

[3] Nisa: 4/167.

[4] Enam: 6/83-87.

[5] Ahzab: 33/39.

[6] Maide: 5/6.

Muhammed Ali Sabuni, Peygamberler Tarihi, Ahsen Yayınları: 25-27.

 


karbilgi6

 

34 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi